Uluslararası Bildirge:ABD ve İsrail’in İran’a Yönelik Saldırganlığının Yenilgisi İçin Mücadeleye!
Uluslararası Bir Seferberlik ve Kampanya Örgütleyelim
1- ABD emperyalizmi, tarihsel gerileme eğilimini tersine çevirmek, küresel hegemonyasını yeniden pekiştirmek ve nihayetinde birincil hedefi olan Çin’i kuşatmak amacıyla küresel bir saldırı kampanyasına girişmiştir. Orta Doğu’yu ABD emperyalizminin ve İsrail’in bölgesel çıkarları doğrultusunda radikal bir şekilde dönüştürme çabası, bugün tarihsel bir kırılma noktasına ulaşarak en saldırgan ve kapsamlı aşamasına girmiştir. ABD-İsrail saldırganlığı; ister halk hareketleri, ister direniş örgütleri, isterse Siyonizm ve Amerikan emperyalizmiyle uyumlu olmayan rejimler olsun, bölgedeki direniş odaklarını tamamen tasfiye etmeyi amaçlayan devasa bir emperyalist kampanyaya evrilmiştir. Bu stratejik hamlelerin nihai ve açık anlamı, bölgesel tahakkümü tamamlamak üzere sıranın artık İran’a geldiğidir.
2- Zengin petrol ve doğalgaz rezervlerinin çok ötesinde İran; jeostratejik konumu, ticaret yolları üzerindeki hakimiyeti, su ve enerji güvenliği ile nadir toprak elementleri ve diğer stratejik maden rezervleri nedeniyle dünyanın en kritik ülkelerinden biridir. Başka bir deyişle İran, sadece ABD-İsrail bloğuyla ters düştüğü için değil, aynı zamanda geniş kaynakları ve sunduğu fırsatlar küresel sermayenin iştahını kabarttığı için doğrudan hedef tahtasındadır. ABD emperyalizminin amacı, bölgede askeri ve siyasi olarak mutlak hakimiyet kurup küresel üstünlüğünü korumaktır. İran’da olası bir rejim değişikliği, Siyonist yayılmacılığın önündeki son engelin de kaldırılması anlamına gelecektir. İran halkının yaşamı, bu emperyalist güçler için hiçbir zaman bir değer taşımamıştır; nitekim 165 kız çocuğunun katledildiği bir okulu vuran ABD Tomahawk füzeleri, yüzlerce sivilin öldürülmesi, hastanelerin, sivil altyapının ve petrol rafinelerinin çevre felaketlerini tetikleyecek şekilde bombalanması bu barbarlığın en somut ilanıdır.
3- İran halkına sunulan senaryolar; yabancı işgal orduları, etnik boğazlaşma, iç savaş, ülkenin parçalanması ve kanlı bir kara operasyonundan ibarettir. İran halkı, özgürlüğün ancak kendi bağımsız örgütlenmeleri ve kolektif güçleri aracılığıyla kazanılabileceğini bilmektedir. Emperyalist savaş, on yıllardır mücadele eden yoksul emekçilerin sesini boğmaktan ve yıkım getirmekten başka bir amaca hizmet etmez. İran’daki tek ilerici alternatif, emperyalizmin yenilgiye uğratılması ve İran’ın ezilenlerinin kendi kaderlerini kendi elleriyle belirlediği bağımsız bir mücadelenin yükseltilmesidir.
4- İran’ın bombalanmasıyla eş zamanlı olarak Lübnan’a karşı şiddetli bir saldırı başlatılmış, Gazze’deki cani abluka ise devam etmektedir. Lübnan’da sivil yerleşim alanlarını hedef alan acımasız bombardımanlar sonucunda yaklaşık bir milyon insan yerinden edilmiş, yüzlerce kişi ölmüş ve yaralanmıştır. 2024 yılında Nasrallah ve lider kadrosunun suikasta uğramasının ardından şimdiki hedef, Hizbullah’ın tamamen tasfiyesi ve Lübnan’ın tamamen Batı emperyalizmiyle uyumlu bir devlete dönüştürülmesidir. Aynı zamanda İran’ın, ABD üslerine ev sahipliği yapan komşu Arap ülkelerine yönelik saldırıları, ABD’nin “mutlak güç” ve kibir imajına ciddi zarar vermektedir. Bağımlı Körfez monarşileri, kaçınmak istedikleri bir savaştan büyük ekonomik kayıplar yaşadıkları için ABD’den, İran’dan olduklarından çok daha fazla memnunsuzdur. Küçük, küresel ve “Epstein tipi” bir elite hizmet eden Dubai tarzı ekonomilerin (spekülatif emlak, balon inşaat sektörü, turizm) makyajı çatlamıştır. Yıkıma uğramış Gazze için bile bir “çözüm” olarak sunulan bu kapitalist “kalkınma”, petro-monarşilerdeki on milyonlarca göçmen işçinin —yani modern kölelerin— en uç noktadaki sömürüsüne dayanmaktadır. Her türlü enternasyonalist sınıf mücadelesi, küresel işçi sınıfının bu unutulmuş kesimini de kapsamalıdır.
5- İran’da elde edilecek olası bir emperyalist zaferin etkileri, dünya çapında gerici sonuçlar doğuracaktır. ABD emperyalizminin saldırganlığı devasa bir sıçrama yapacaktır. Bu nedenle, ABD-İsrail koalisyonunun İran’da yenilgiye uğratılması, dünyadaki tüm ilerici güçlerin anti-emperyalist mücadelede birleşmesi gereken temel bir hedeftir. Özellikle Küba ve İran’a karşı yürütülen operasyonlar sadece rejim değişikliği hedefleri değildir; bunlar bölgedeki ve dünyadaki ABD emperyalist hegemonyasına karşı direniş odaklarını tamamen tasfiye etme girişimleridir. Bu koşullar altında, emperyalist saldırganlığın gerek İran içinde gerekse diaspora arasında işçi sınıfları için bir “özgürlük taşıyıcısı” olarak meşrulaştırılması, özellikle İslam rejimine işçi sınıfı perspektifinden karşı çıkan örgütler tarafından şiddetle kınanmalı ve reddedilmelidir. Devrimcilerin görevi, siyasi bağımsızlıklarından ödün vermeden emperyalist ve Siyonist saldırganlığa karşı direnişe katılmak; emperyalizm ve Siyonizmin Batı Asya’daki varlığını etkili bir şekilde silebilecek ortak isyanın kitlesel hareketini oluşturmak için bölgenin tüm işçileriyle birleşecek yeni bir işçi sınıfı liderliğinin gerekliliğini göstermektir.
6- İslam Cumhuriyeti rejimi, 1980’lerde işçi ve komünist hareketini, ayrıca daha yakın zamandaki işçi ve halk mücadelelerini bastırdıktan sonra, bir yandan yeni bir elit yaratırken diğer yandan kapitalist ekonominin işleyişini sürdürdü. İslami gelenek ve kurumların örtüsü altında refah devletinin bazı yapıları güçlüydü; ancak bunlar neoliberal ekonomik reformlar, Batılı ülkelerden bile gelen yatırımlara açılma, gelişen bir borsa, Özel Ekonomik Bölgeler ve petrol dışı sektörlerdeki özelleştirmelerle kademeli olarak kısıtlandı. Çin ve Rusya önderliğindeki ABD karşıtı blok da siyasi ve toplumsal bir alternatif teşkil etmemektedir. Aksine, bu blok da düşük işgücü maliyetleri ve işçi ile halk özgürlüklerinin aşırı kısıtlanması yoluyla kendini güçlendirmeye çalışmaktadır. ABD-NATO-AB bloğunu yenilgiye uğratma hedefi, solun bazı kesimlerinde görülen “düşmanımın düşmanı dostumdur” mantığıyla hizmet görmez; aksine bu mantık süreci baltalar. Bu durum, siyasi bir zayıflığın ve sınıf mücadelelerinin getirdiği sorumluluklardan kaçışın bir tezahürüdür.
7- Trump’ın harekatı eşi benzeri görülmemiş bir başarı ve topyekün bir zafer olarak pazarlama çabalarına rağmen gerçek şudur ki; İran’a yönelik saldırganlık beklenmedik bir direnişle karşılaşmıştır. Öyle ki ABD şimdi Hürmüz Boğazı’ndaki blokajı kaldırmak için Avrupa’nın yardımını istemeye ve hatta Çin’e şantaj yapmaya mecbur kalmıştır. Dahası, bu savaş ABD içindeki %30’luk bir oranla en desteği düşük savaş olmuştur. İran savaşına yönelik karşı çıkış, baş emperyalist gücün tam kalbinde bir anti-kapitalist bir hareketin gelişimi için güçlü bir zemin olabilir. Batı emperyalizmi kampında ciddi çelişkiler ortaya çıkmaktadır. Gelişmeler, savaşın kısa sürmemesi halinde enerji krizinden başlayarak zincirleme tepkimelerle —özellikle Avrupa’da— kriz fenomenlerinin yoğunlaşmasına yol açan öngörülemez bir dinamik kazanabilir. Bu bağlamda, ABD ile Avrupa arasındaki çelişkiler şiddetlenmektedir. Sınıf temelli devrimci hareketin görevi, NATO’nun dağıtılmasını ve cani bir savaş makinesine hizmet eden tüm askeri üslerin kapatılmasını acil hedefi olarak ortaya koymaktır.
8- Kapitalist rekabet, hızla küresel bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Karşılıklı kırımın önlenmesi, ancak birbirleriyle bölüşecek hiçbir şeyi olmayan ve şu anda acıyı, ölümü, yıkımı, yoksulluğu ve göçü paylaşanlar tarafından —yani tüm dünya işçi sınıfı ve halkları tarafından— sağlanabilir. Enternasyonalist bir işçi hareketi, bu inancı ve kapitalist sistemin devrimci bir şekilde yıkılması olasılığını temsil etmelidir.
İran’dan Elinizi Çekin!
ABD-Siyonist İsrail, Ortadoğu’dan defol!
ABD-İsrail Soykırımcı koalisyonunun yenilgisi için ileri!
Lübnan’daki bombardımana derhal son!
Küba ve Gazze’deki ölümcül ablukaya son!
Ortadoğu halklarının kapitalist ve emperyalist tahakkümden kurtuluşu ve devrimci birliği için ileri!
Kapitalist hükümetlere ve sermaye savaşlarına karşı uluslararası ve enternasyonalist bir sınıf cephesi için ileri!
Dünyanın işçileri ve ezilenleri, birleşin!
İlk İmzalar:
- KA – Komünist Kurtuluş (Yunanistan)
- PO – İşçi Partisi (Arjantin)
- SEP – Sosyalist Emekçiler Partisi (Türkiye)
- SWP – Sosyalist İşçi Partisi (Büyük Britanya)
- TIR – Devrimci Enternasyonalist Eğilim (İtalya)
- UFCLP – Birleşik Cephe Bir İşçi Partisi Komitesi (ABD)
English
For the defeat of the aggression of the US and Israel against Iran
Let us organize an international mobilization and campaign
1- US imperialism has embarked on a global campaign of aggression to reverse its historical trend of decline, re-consolidate its global hegemony, and ultimately encircle its primary target, China. The endeavor to radically transform the Middle East in line with the regional interests of US imperialism and Israel has entered its most aggressive and comprehensive phase, reaching today a historical breaking point. The US-Israeli aggression has evolved into a massive imperialist campaign aiming to completely liquidate centers of resistance in the region, whether they are popular movements, resistance organizations, or even regimes that do not align with Zionism and American imperialism. The ultimate and overt meaning of these strategic moves is that, for the sake of finalizing regional dominance, it is now Iran’s turn.
2- Far beyond its rich oil and natural gas reserves, Iran is one of the most critical countries in the world due to its geostrategic position, dominance over trade routes, water and energy security, and its reserves of rare earth elements and other strategic minerals. In other words, Iran is directly in the crosshairs not only because it is at odds with the US-Israeli bloc, but also because its vast resources and opportunities whet the appetite of global capital. The aim of US imperialism is to preserve its global supremacy by establishing absolute dominance in the region militarily and politically.
A potential regime change in Iran would mean the removal of the final obstacle to Zionist expansion. The lives of the Iranian people have never held value for these imperialist powers; indeed, the US Tomahawk missiles striking a school where 165 schoolgirls were massacred, the killing of hundreds of civilians, and the bombing of hospitals, civilian infrastructure, and oil refineries in a way that triggers environmental disasters, is the most concrete declaration of this barbarism.
3- The scenarios presented to the Iranian people consist of foreign occupation armies, ethnic butchery, civil war, the partition of the country, and a bloody ground operation. The Iranian people know that freedom can only be won through their own independent organization and collective power. Imperialist war serves no purpose other than suffocating the voices of the poor laborers who have struggled for decades and bringing destruction. The only progressive alternative in Iran is the defeat of imperialism and the escalation of an independent struggle in which the oppressed of Iran determine their own destiny with their own hands.
4- Simultaneously with the bombardment of Iran, a fierce assault has been launched against Lebanon, while the murderous blockade of Gaza continues. As a result of brutal bombardments of Lebanon targeting civilian residential areas, nearly one million people have been displaced, hundreds have been killed and injured. Following the assassination of Nasrallah and the leadership cadre in 2024, the current goal is the total elimination of Hezbollah and the transformation of Lebanon into a state fully aligned with Western imperialism. At the same time, Iran’s attack on neighboring Arab countries that host U.S. bases, seriously damages the image of U.S. omnipotence and arrogance. The subordinate Gulf monarchies are far more dissatisfied with the United States than with Iran, as they suffer significant economic losses from a war they wanted to avoid. The façade of Dubai-style economies (speculative real estate, bubble-construction, tourism) has cracked, since it is also serving a small global Epstein-type elite. This capitalist “development,” which is even presented as a “solution” for the devastated Gaza, is based on the most extreme exploitation of modern slaves—the tens of millions of migrant workers in the petro-monarchies. Any internationalist class struggle must also include this forgotten part of the global working class.
5- The effects of a potential imperialist victory in Iran would manifest reactionary consequences across the globe. The aggression of US imperialism would make a massive leap forward. Therefore, the defeat of the US-Israeli coalition in Iran is a fundamental goal upon which all progressive forces in the world must unite in the anti-imperialist struggle. The operations currently carried out specifically against Cuba and Iran are not merely regime-change targets; they are attempts to completely liquidate the centers of resistance against US imperialist hegemony in the region and the world. Under these conditions,any kind of legitimation of the imperialist aggression as bearer of freedom for the working classes, either inside Iran or among the diaspora, is to be strongly condemned and opposed, in particular by the organisations opposing the Islamic regime from a working class standpoint. The duty of revolutionaries is to participate in the resistance against imperialist and Zionist aggression without renouncing their political independence, and showing the necessity of a new, working class leadership to merge with all workers of the region against capitalist governments, to form the mass movement of joint rebellion that can effectively wipe the presence of imperialism and Zionism from West Asia.
6- The regime of the Islamic Republic, after suppressing the labor and communist movement in the 1980s, as well as more recent workers’ and popular struggles, maintained the functioning of a capitalist economy while creating a new elite. Some structures of a welfare state were strong, under the cover of Islamic traditions and institutions, although they were gradually curtailed by neoliberal economic reforms, the opening of investments even from Western countries, with a thriving stock exchange, Special Economic Zones, and privatizations outside the oil sector. The opposing bloc to the United States, led by China and Russia, does not constitute a political and social alternative, also. On the contrary, it seeks to strengthen itself through low labor costs, and the extreme curtailment of workers’ and popular freedoms. The goal of defeating the US–NATO–EU bloc is not served—indeed, it is undermined—by the logic found in currents of the left that follow the notion that “the enemy of my enemy is my friend.” This represents a manifestation of political weakness and an evasion of the responsibilities entailed in the class struggles.
7- Despite Trump’s efforts to sell it as an unprecedented success, a total victory, the truth is that the aggression on Iran has encountered an unexpected resistance, so much that now the US is compelled to ask (blackmailing) Europe’s help and even China’s, to unblock the Strait of Hormuz. Furthermore, and this is of great importance, this war is the most unpopular war ever, with little over 30% popular support inside the US. Opposition to the war on Iran can be a powerful terrain for the growth of an anti-capitalist movement in the top imperialist power. Serious contradictions are emerging within the camp of Western imperialism. Developments may take on an unpredictable dynamic, with chain reactions in a cycle of energy crisis, leading to an intensification of crisis phenomena—especially in Europe—if the war is not short. In this context, the contradictions between the United States and Europe are intensifying. It is the duty of the class-based revolutionary movement to set as its immediate goal the dissolution of NATO and the closure of all military bases that serve a murderous war machine.
8- Capitalist competition rapidly drives toward global war. The prevention of mutual slaughter can only be ensured by those who have nothing to divide among themselves and who now share pain, the dead, destruction, poverty, and displacement — that is, the working classes and the peoples of the whole world. An internationalist working class movement must represent this conviction and the possibility of a revolutionary overthrow of the capitalist system.
Hands Off Iran!
Us-Zionist Israel, Get Out of the Middle East!
Forward For the Defeat of the US-Israeli Genocidal Coalition!
Stop The Bombardment of Lebanon Immediately!
End The Deadly Blockade of Cuba and Gaza!
For the revolutionary unity of the peoples of the Middle East, free from capitalist and imperialist domination!
For an international and internationalist class front against the capitalist governments and the wars of capital!
Workers and oppressed of the world, let us unite!
First signatures:
KA – Communist Liberation (Greece)
PO – Workers Party (Argentina)
SEP – Socialist Laborers’ Party (Turkey)
SWP – Socialist Workers Party (Great Britain)
TIR – Revolutionary Internationalist Tendency (Italy)
UFCLP– United Front Committee for a Labor Party (US)
